Bu haftaki pazar röportajım Türkiye’yi Benelüks ve Fransa otomobil yarışlarında temsil eden, 2018’de Dünya Şampiyonası hedefine doğru ilerleyen genç sporcu Ayhancan Güven’le. Kendisiyle sohbetimize medyanın ilgisinden başladık. “Bir hastalık geçirdin mi?” diye sordular, cevabım hayır olunca bu defa “peki ailen fakir bir aile mi, gecekonduda filan yaşadınız mı?” dediler. O da olmayınca “o zaman haber sönük kalır” dediler. Ve sonuçta ufak bir haber çıktı” diye laf arasında yaşadıklarını anlattı. Bence bu durum medyanın başarıya bakış açısını çok iyi özetledi. Umarım genç sporcumuzun bayrağımızı gurbette dalgalandırmasının hakkını daha çok takip edip, daha çok destekleyerek ödüllendiririz. Herkese iyi pazarlar ve sevgiler…

Motorsporlarıyla kaç yaşında tanıştın?

İlk defa kartingle başladım. 5 yaşındaydım. 15 yaşına kadar da karting yarışlarına katıldım. Sonra da Türkiye Şampiyonasında yarışma fırsatım olamadı bir süre maalesef. O sırada Volkicar yarışlarıyla tekrar otomobile binme fırsatım oldu.

5 yaşında oldukça küçükmüşsün, o zaman oyun gibi mi geliyordu?

Babam da eski pist yarışçılardan olduğu için konuyu biliyordum. Laylaylom olsun diye binmemiştim araçlara, sadece biraz korkuyordum. Pistte 10-11 yaşında kişiler de vardı, onlarla yarışmak zorundaydım ondan biraz korkmuştum. İlerleyen yıllarda başarı da elde ettikçe bu işi biraz daha sevmeye başladım. Hep bunu devam ettirdim. Bugüne kadar geldim. Hedeflerimiz devam ediyor ve büyüte büyüte bugüne kadar geldim.

2017 senin için nasıl geçti?

Türkiye’de Şampiyonlar Şampiyonu (Farklı motorsporları dallarındaki şampiyonların, TOSFED (Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu bünyesinde yapılan özel bir yarışta kendi aralarında yarıştığı bir organizasyon) oldum sene başında. Böyle bir başarı elde etmek sezon için elimi oldukça güçlendirdi. Moral olarak da beni yükseltti. Porsche Carrera Cup’ta Fransa ve Benelüks yarışlarında yarıştım. 6-7 tane podyum ve 2-3 tane de galibiyet aldım. Ama maalesef bir kaç yarışa katılamadığım için sezon sonunda 20 araç arasında 4. olup podyumu ucundan kaçırdık. Bu yarışlar vesilesiyle uluslararası anlamda da bir Türk pilot olarak dikkatleri üzerimize çekitk.

Yurt dışı yarışlarda çok Türk seyirci oldu mu?

Bölgedeki Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluklarına e-posta attım. Onlar da yarışla ilgili bilgileri paylaştılar ve bu sayede yarış başına ortalama 20-25 Türk izlemeye geldi. Özellikle Zolder, Belçika yarışında beni ağırladılar, 3 gün gecelere kadar Türklerle birlikteydim.

İlgi Türkiye’de mi daha fazla yoksa Avrupa’da mı?

Oradaki Türkler bizim sporu Türkiye’ye göre daha fazla biliyorlar. Yaptığımız işi takip ediyorlar, rakiplerimizi tanıyorlar. Türkiye’de ise çok daha sınırlı bir kitle biliyor. Bir de oradaki bu spor anlamındaki imkânları ve hazırlık sürecini bilince bir Türk gencinin gelip onları geçmesi belki onların gözünde daha değerli oluyor, onları gururlandırıyor.

2018 hedeflerin neler?

2018 hedeflerimizde Porsche’nin Almanya Şampiyonası ve Dünya Şampiyonası’na katılmak var. İnşallah ikisini birlikte yapmak benim için çok önemli olacak. Bu yaşlarda yapılan yarış sayısı çok önemli. Bundan sonraki 10-15 senelik yarış kariyerimi çok etkileyeceğine inanıyorum.

Uzun dönem hedeflerin neler?

Ben Dünya Şampiyonluğu istiyorum. Kısa vadede ise uluslararası fabrika pilotu olmak istiyorum. Formula 1 olması için de küçük yaşlardan beri mücadele ettim ama Türkiye’de sporun bilinirliği az ve bu anlamda desteklerimiz de az oldu. Formula 1 fırsatı olamayınca da otomobil yarışları üzerinden kariyerimi devam ettirdim. Otomobil (GT) Dünya Şampiyonluğu alırsam sonra da F1 beklentilerinin başlayacağına eminim. Bir pilot olarak buna hazırım. O zaman bakmak lazım kariyer olarak neyin doğru olacağına…

Eğitim hayatın ne durumda?

Özel bir üniversitede Mekatronik Mühendisliği okuyorum burslu olarak ama bu sene dondurmak zorunda kaldım. Türkiye’de okullar bu anlamda çok destek olmuyor ve biz yarışlardan sebep çok yurt dışı seyahatlerine katılmak zorunda kaldık. Ya yurt dışında eğitimi devam ettireceğim ya da istemesem de mühendislik dışında bir bölüme geçmek zorunda kalacağım. Yarışlardan sebep dersleri aksatınca çözüm üretemiyorlar şu an, “mühendislik okuma, yarışlar bu kadar yoğunsa” şeklinde yaklaşıyorlar. Fakat ben mühendislik okumak istiyorum.

Bu seneki sponsorlar yurt içinden mi yurt dışından mıydı?

En büyük destekçim TOSFED (Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu) oldu. Takımım bana çok destek veriyor. Alman bir takımla yarışıyorum. Takımımızın uluslararası sponsorları var. Yerli sponsorlarım da var.

Boş vaktinde neler yaparsın?

Simulasyon antremanları ve spor en çok zaman harcadığım alanlar. Onun dışında kitap okumayı, müzik dinlemeyi seviyorum.

En heyecanlandığın yarış hangisiydi?

2017 Fransa Le Mans yarışı. 80 otomobil start aldık. 4. sırada bitirdim. 10. sırada yarışa başlamıştım sonra 4. sıraya çıktım, son turda çok yakındık ilk 4 ve o son turda çok heyecanlandım.

En son hangi filmi seyrettin, kitabı okudun?

Filmlerle pek aram yok aslında. Başarılı insanların biyografilerini okumayı çok severim genelde. En son Nietzsche Ağladığında’yı okudum.

En sevdiğin şarkı?

Çok değişiyor ruh hâlime göre ama Lil jon – Snap yo fingers ve Bend Ova.

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/burcu-cetinkaya/599756.aspxhttp://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/burcu-cetinkaya/599756.aspx